Travmanın şiddetine ve etkilenen bölgeye bağlı olarak yalnızca ciltte sıyrık ve morluklar görülebileceği gibi, kemik kırıkları, diş yaralanmaları, çene eklemi hasarları veya göz çevresinde ciddi yaralanmalar da gelişebilir.
Yüz bölgesine alınan darbeler farklı türde yaralanmalara neden olabilir. Bunlar arasında:
görülebilir.
Bazı travmalarda birden fazla bölge aynı anda etkilenebilir. Bu nedenle yüz travmalarının değerlendirilmesinde yaralanmanın yalnızca dış görünümüne değil, altta bulunan yapılara da dikkat edilir.
Yüz travmaları farklı nedenlerle meydana gelebilir. En sık karşılaşılan nedenler arasında:
yer alır.
Travmanın oluş şekli, yaralanmanın niteliği hakkında önemli bilgiler verebilir. Örneğin yüksek enerjili bir trafik kazasında yüz kemikleriyle birlikte baş, boyun veya vücudun diğer bölgelerinde de yaralanmalar bulunabilir.
Belirtiler travmanın bulunduğu bölgeye ve şiddetine göre değişiklik gösterebilir. Sık görülen belirtiler şunlardır:
Özellikle travma sonrasında yüzün normal görünümünde belirgin bir değişiklik olması, çene hareketlerinin kısıtlanması, görme sorunları veya his kaybı bulunması durumunda tıbbi değerlendirme önemlidir.
Yüz iskeletinde bulunan farklı kemikler travma sonucunda kırılabilir. Bunlar arasında burun kemikleri, elmacık kemiği, üst çene, alt çene ve göz çukurunu oluşturan kemikler bulunur.
Burun, yüzün önde ve belirgin konumda olması nedeniyle travmalardan sık etkilenen bölgelerden biridir. Burun kırıklarında ağrı, şişlik, morarma, kanama ve burun şeklinde değişiklik görülebilir.
Bazı durumlarda burun içindeki yapılar da etkilenebilir ve nefes alma güçlüğü ortaya çıkabilir.
Elmacık kemiği, yüzün orta bölümünde yer alır ve darbelere bağlı olarak kırılabilir. Kırık çevresinde şişlik ve morarma, yüzde şekil değişikliği, uyuşma ve çiğneme sırasında ağrı görülebilir.
Göz çevresindeki kemiklerde oluşan kırıklar, gözün kendisini veya göz hareketlerini etkileyebilir. Çift görme, göz hareketlerinde kısıtlılık, göz çevresinde şişlik ve his değişiklikleri gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Bu tür yaralanmalarda göz sağlığının da değerlendirilmesi önemlidir.
Alt veya üst çeneye alınan darbeler çene kemiğinde kırığa neden olabilir. Çene kırıklarında ağrı, şişlik, ağız açmada güçlük, çiğneme sırasında ağrı ve dişlerin normal kapanışında değişiklik görülebilir.
Yüz travması geçiren kişinin değerlendirilmesinde öncelikle genel sağlık durumu ve travmanın şiddeti göz önünde bulundurulur.
Hekim tarafından;
değerlendirilebilir.
Gerekli görüldüğünde röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT) veya diğer görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Özellikle yüz kemiklerinde kırık şüphesi bulunan travmalarda görüntüleme, yaralanmanın kapsamının belirlenmesine yardımcı olabilir.
Tedavi, travmanın türüne, yaralanmanın bulunduğu bölgeye ve hasarın şiddetine göre belirlenir.
Hafif yumuşak doku yaralanmalarında yara bakımı, ağrı kontrolü ve takip yeterli olabilir. Kemik kırıkları veya daha ciddi yaralanmalarda ise farklı tedavi yöntemleri değerlendirilebilir.
Tedavide;
uygulanabilir.
Kırığın yüz görünümünü, çiğneme fonksiyonunu, göz hareketlerini veya diğer önemli fonksiyonları etkilemesi durumunda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
Bazı yüz kırıklarında kemiklerin uygun pozisyonda tutulması ve yüz fonksiyonlarının korunması amacıyla cerrahi tedavi gerekebilir.
Cerrahi karar verilirken kırığın yeri, şekli, yer değiştirme durumu, çevre dokulara etkisi ve hastanın genel durumu değerlendirilir.
Özellikle çene kırıklarında normal kapanışın sağlanması ve yüz kemiklerinin uygun anatomik konumunun korunması tedavinin önemli amaçları arasındadır.
Travma sonrasında öncelikle kişinin genel durumunun değerlendirilmesi gerekir. Ciddi kanama varsa uygun ilk yardım uygulamalarıyla kanamanın kontrol altına alınmasına çalışılmalıdır.
Yüz bölgesindeki ciddi yaralanmalarda yaraya bilinçsiz şekilde müdahale edilmemeli, kırık olduğu düşünülen kemikler yerine oturtulmaya çalışılmamalıdır.
Özellikle bilinç değişikliği, nefes alma güçlüğü, kontrol edilemeyen kanama, görme bozukluğu veya ciddi yüz şekil bozukluğu gibi durumlarda acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Travma sonrasında aşağıdaki belirtilerden herhangi birinin bulunması durumunda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
Yüz travmaları bazen dışarıdan hafif görünmesine rağmen altta kemik veya daha derin dokulara ait yaralanmalar bulunabilir. Bu nedenle travmanın şiddeti konusunda yalnızca dış görünüşe göre karar verilmemelidir.
Her travmayı önlemek mümkün olmasa da bazı önlemler yaralanma riskini azaltabilir. Araç kullanırken emniyet kemeri kullanılması, motosiklet ve bisiklet kullanırken uygun kask takılması, spor sırasında gerekli koruyucu ekipmanların kullanılması ve iş güvenliği kurallarına uyulması önemlidir.
Çocukların oyun alanlarında ve ev ortamında güvenliğinin sağlanması da düşme ve çarpma kaynaklı yaralanmaların azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Yüz travmaları yalnızca ciltte oluşan morluk veya kesilerden ibaret olmayabilir. Kemik, diş, göz, sinir ve diğer dokular da travmadan etkilenebilir. Bu nedenle özellikle şiddetli darbeler sonrasında oluşan ağrı, şişlik, şekil değişikliği, görme problemi, uyuşma veya çene hareketlerinde bozulma gibi belirtiler ihmal edilmemelidir.
Travma sonrasında doğru değerlendirme ve uygun tedavi, hem yüz fonksiyonlarının hem de yüz bölgesinin anatomik yapısının korunmasına katkı sağlar. Şikâyetlerin önemsenmesi ve gerekli durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulması, olası komplikasyonların erken fark edilmesi açısından önemlidir.