Derin kapanış, yalnızca dişlerin görünümüyle ilgili bir ortodontik problem değildir. Kapanışın derecesine ve oluşum nedenine bağlı olarak çiğneme, konuşma, dişlerin aşınması ve diş eti sağlığı üzerinde de etkileri olabilir. Bu nedenle özellikle belirgin vakalarda ortodontik değerlendirme önemlidir.
Derin kapanışın oluşumunda dişlerin konumu, çene yapısı ve genetik özellikler birlikte rol oynayabilir. Bazı kişilerde problem büyüme ve gelişim sürecinden kaynaklanırken, bazı kişilerde dişlerin zaman içerisinde konum değiştirmesiyle daha belirgin hale gelebilir.
Başlıca nedenler arasında:
yer alabilir.
Her derin kapanış aynı nedenle oluşmadığından, tedavi öncesinde problemin kaynağının belirlenmesi önemlidir.
Derin kapanış çoğu zaman dişlerin kapanış şeklinin incelenmesiyle fark edilir. Ağız kapatıldığında üst ön dişlerin alt ön dişleri normalden fazla örtmesi tipik bulgulardan biridir.
Bazı kişilerde alt ön dişler neredeyse tamamen görünmeyebilir. Daha ileri vakalarda alt ön dişlerin üst dişlerin arkasındaki diş eti bölgesine temas etmesi veya üst ön dişlerin alt dişlerin ön tarafındaki diş eti dokusuna baskı yapması söz konusu olabilir.
Bununla birlikte yalnızca kişinin kendi gözlemiyle derin kapanışın derecesini belirlemek mümkün değildir. Ortodontik muayene ile dişlerin ve çenenin kapanış ilişkisi ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Hafif dereceli derin kapanış herhangi bir belirtiye neden olmayabilir. Ancak kapanış bozukluğu belirgin olduğunda zaman içerisinde farklı sorunlar ortaya çıkabilir.
Bunlar arasında:
sayılabilir.
Bu sorunların görülme ihtimali her hastada aynı değildir. Derin kapanışın şiddeti ve kişinin genel ağız-diş yapısı belirleyici faktörlerdir.
Derin kapanışta üst ve alt ön dişlerin normalden fazla temas etmesi, bazı hastalarda diş yüzeylerinde zaman içerisinde aşınmaya neden olabilir. Dişlerin aşırı aşınması, diş minesinin zarar görmesine ve ilerleyen dönemlerde hassasiyet gibi şikâyetlerin ortaya çıkmasına yol açabilir.
Bu nedenle dişlerde belirgin aşınma fark edildiğinde yalnızca diş yüzeylerinin tedavisine odaklanmak yerine, aşınmaya neden olabilecek kapanış problemlerinin de değerlendirilmesi önemlidir.
İleri derecedeki derin kapanışlarda alt ön dişlerin üst dişlerin arkasındaki diş eti bölgesine temas etmesi veya üst ön dişlerin alt dişlerin bulunduğu bölgeye baskı oluşturması mümkündür.
Sürekli ve travmatik temas, bazı kişilerde diş eti dokularında tahrişe neden olabilir. Bu nedenle derin kapanış bulunan kişilerde dişlerin yanı sıra diş eti ve çevre dokularının durumu da değerlendirilmelidir.
Tanı, ortodontist veya diş hekimi tarafından gerçekleştirilen ayrıntılı muayene ile konulur. Muayene sırasında:
değerlendirilebilir.
Gerekli görülen hastalarda panoramik röntgen, sefalometrik analiz ve diğer görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Böylece problemin yalnızca dişlerin konumundan mı yoksa çene yapısından mı kaynaklandığı daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebilir.
Derin kapanış tedavi edilebilir. Ancak tedavi yöntemi her hasta için aynı değildir. Hastanın yaşı, kapanış bozukluğunun derecesi, dişlerin konumu, çene yapısı ve eşlik eden diğer ortodontik problemler tedavi planını belirler.
Derin kapanışın düzeltilmesinde en sık kullanılan yaklaşımlardan biri ortodontik tedavidir. Dişlerin kontrollü şekilde hareket ettirilmesi ve kapanış ilişkisinin düzenlenmesi hedeflenir.
Vakanın özelliklerine göre sabit diş telleri veya uygun hastalarda şeffaf plaklar kullanılabilir. Bazı vakalarda tedavinin bir parçası olarak dişlerin dikey yöndeki konumlarının düzenlenmesi gerekebilir.
Çocukluk döneminde fark edilen derin kapanışın değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü çocuklarda çene ve yüz gelişimi devam etmektedir. Erken değerlendirme sayesinde problemin büyüme ve gelişimle nasıl ilişkili olduğu belirlenebilir ve uygun tedavi zamanı planlanabilir.
Her çocukta hemen ortodontik tedaviye başlanması gerekmez. Bazı durumlarda belirli aralıklarla takip yeterli olabilirken, bazı çocuklarda erken müdahale gerekebilir.
Bu nedenle çocuklarda dişlerin kapanışında belirgin bir farklılık fark edildiğinde, ortodontik değerlendirme için uygun zamanın belirlenmesi önem taşır.
Derin kapanış yalnızca çocuklarda görülen bir problem değildir. Yetişkinlerde de uzun yıllardır mevcut olan veya zaman içerisinde belirginleşen derin kapanış vakaları görülebilir.
Yetişkinlerde tedavi planlanırken dişlerin mevcut durumu, diş eti sağlığı, dişlerdeki aşınmalar, daha önce yapılmış restorasyonlar ve çene ilişkileri birlikte değerlendirilir.
Uygun hastalarda ortodontik tedavi ile dişlerin konumu ve kapanış ilişkisi düzenlenebilir.
Derin kapanış tedavisi tamamlandıktan sonra elde edilen sonucun korunması önemlidir. Dişler ortodontik olarak doğru konuma getirildikten sonra yeniden hareket etme eğiliminde olabilir. Bu nedenle hekimin önerdiği pekiştirme tedavisine uyulması gerekir.
Düzenli diş hekimi ve ortodonti kontrolleri de tedavi sonucunun uzun süre korunmasına yardımcı olur.
Aşağıdaki durumlardan biri varsa diş hekimi veya ortodontiste başvurulması faydalı olabilir:
Derin kapanış, yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemelidir. Dişlerin birbirleriyle ilişkisini, diş eti sağlığını ve çiğneme fonksiyonunu etkileyebilen bu durumun nedeni ve şiddeti kişiye özel olarak değerlendirilmelidir.
Erken fark edilen kapanış bozukluklarında uygun zamanda yapılan ortodontik değerlendirme, tedavi seçeneklerinin belirlenmesine ve ağız-diş sağlığının korunmasına katkı sağlar.