Çene konumundaki farklılıklar yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemelidir. Dişlerin kapanış şekli, çene eklemleri ve yüz gelişimi ile birlikte ele alınması gereken ortodontik ve çene-yüz problemleridir. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilen çene konum bozukluklarının erken değerlendirilmesi, uygun tedavi zamanının belirlenmesi açısından önem taşır.
Çenelerin konumunu etkileyen birçok faktör bulunabilir. Bazı kişilerde problem genetik ve iskeletsel özelliklerle ilişkiliyken, bazı durumlarda dişlerin konumu veya gelişim sürecindeki farklılıklar etkili olabilir.
Başlıca nedenler arasında:
yer alabilir.
Çene konumundaki farklılığın dişlerden mi, çene kemiğinden mi yoksa her iki faktörün birlikte etkisinden mi kaynaklandığının belirlenmesi tedavi planlaması açısından önemlidir.
Alt çenenin üst çeneye ve yüzün genel yapısına göre önde konumlanmasına halk arasında “önde çene” veya “çene ileriliği” denebilir. Ortodontik açıdan bu durum, alt ve üst çenenin birbirleriyle olan ilişkisine göre değerlendirilir.
Bazı kişilerde alt çenenin önde görünmesinin nedeni gerçekten alt çenenin fazla gelişmiş olması olabilir. Bazı kişilerde ise alt çene normal konumdayken üst çenenin geride olması, alt çenenin daha önde görünmesine neden olabilir.
Bu ayrım oldukça önemlidir çünkü iki farklı durumun tedavi yaklaşımı aynı olmayabilir.
Alt çenenin üst çeneye göre geride konumlanması, özellikle yüz profilinde belirginleşebilir. Alt çenenin geride olduğu bazı kişilerde alt ve üst dişlerin kapanışında da uyumsuzluk görülebilir.
Bu durumun derecesine bağlı olarak:
gibi durumlar görülebilir.
Ancak bu belirtilerin her hastada ortaya çıkması beklenmez.
Çene ilişkisi değerlendirilirken yalnızca alt çeneye bakılmaz. Üst çenenin konumu da yüz görünümü ve dişlerin kapanışı açısından önemlidir.
Üst çenenin geride olması, alt çenenin normal konumda olmasına rağmen profilin alt çene ileriliği varmış gibi görünmesine neden olabilir. Benzer şekilde üst çenenin normalden önde konumlanması da yüz profilini ve dişlerin kapanış ilişkisini etkileyebilir.
Bu nedenle doğru tanı için üst ve alt çenenin birbirine göre konumu birlikte değerlendirilmelidir.
Çenelerin birbirine göre konumunda belirgin bir farklılık olduğunda, dişler bu duruma uyum sağlamak için farklı konumlarda dizilebilir. Bu durum zaman içerisinde çeşitli kapanış bozukluklarına yol açabilir.
Örneğin:
gibi ortodontik problemler görülebilir.
Bu nedenle çene konum bozukluğu değerlendirilirken yalnızca yüz profiline değil, dişlerin kapanışına ve çiğneme fonksiyonuna da bakılması gerekir.
Çenenin önde veya geride konumlanmasının etkileri kişiden kişiye değişir. Hafif farklılıklar herhangi bir fonksiyonel probleme neden olmayabilir. Daha belirgin iskeletsel problemlerde ise:
gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Bu bulguların ortaya çıkması, çene konum bozukluğunun kesin olarak mevcut olduğu anlamına gelmez. Tanı, klinik ve ortodontik değerlendirme sonucunda konulur.
Çocukluk ve ergenlik döneminde çene ve yüz gelişimi devam ettiği için çene konumundaki farklılıkların erken değerlendirilmesi önemlidir.
Özellikle çocuğun profilinde belirgin bir değişiklik, dişlerin kapanışında terslik veya çiğneme sırasında çenenin farklı bir konuma hareket etmesi fark edildiğinde ortodontik değerlendirme yapılabilir.
Erken değerlendirme her zaman hemen tedavi başlanacağı anlamına gelmez. Bazı çocuklarda yalnızca büyümenin takip edilmesi yeterli olabilir. Bazı durumlarda ise büyüme döneminden yararlanılarak ortodontik veya ortopedik tedavi planlanabilir.
Tanı için ayrıntılı bir ortodontik muayene yapılır. Dişlerin kapanışı, yüz profili, çene ilişkisi ve çene hareketleri değerlendirilir.
Gerekli durumlarda:
kullanılabilir.
Özellikle sefalometrik değerlendirme, üst ve alt çenenin birbirine ve kafatasına göre konumunun analiz edilmesine yardımcı olabilir.
İleri veya geri konumlanmış çenelerde tedavi mümkündür, ancak tedavi yöntemi hastanın yaşına, çene gelişimine, problemin derecesine ve nedenine göre değişir.
Tedavinin planlanmasında en önemli faktörlerden biri hastanın büyüme ve gelişme döneminde olup olmamasıdır.
Büyüme ve gelişimi devam eden çocuklarda, problemin türüne bağlı olarak ortodontik ve ortopedik tedavilerden yararlanılabilir. Bazı apareyler kullanılarak çene gelişiminin yönlendirilmesi veya dişlerin daha uygun konuma getirilmesi hedeflenebilir.
Tedavinin zamanlaması oldukça önemlidir. Her çocuğun büyüme şekli ve çene gelişimi farklı olduğundan, tedavi planı kişiye özel olarak oluşturulur.
Yetişkinlerde çene gelişimi tamamlandığı için tedavi seçenekleri problemin şiddetine göre değişir.
Daha hafif ve diş kaynaklı problemlerde ortodontik tedavi ile dişlerin konumu ve kapanış ilişkisi düzenlenebilir. Ancak belirgin iskeletsel çene farklılıklarında yalnızca dişleri hareket ettirmek yeterli olmayabilir.
İleri düzeydeki iskeletsel vakalarda ortodontik tedavi ile birlikte çene cerrahisi (ortognatik cerrahi) seçenekleri değerlendirilebilir. Bu tür tedaviler, ortodontist ve ilgili cerrahi branşların birlikte yaptığı ayrıntılı değerlendirme sonucunda planlanır.
Çene konum bozukluklarında tedavinin amacı yalnızca yüz görünümünü değiştirmek değildir. Aynı zamanda:
hedeflenir.
Tedavinin hedefleri, hastanın ihtiyaçlarına ve mevcut probleme göre değişebilir.
Çocuklarda veya yetişkinlerde aşağıdaki durumlardan biri fark edildiğinde ortodontik değerlendirme yapılması faydalı olabilir:
İleri veya geri konumlanmış çeneler, yalnızca estetik görünüm açısından değerlendirilmemelidir. Çene ve dişlerin birbirleriyle olan ilişkisi; kapanış, çiğneme, yüz gelişimi ve ağız sağlığı açısından bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde yapılan erken ortodontik değerlendirme, çene gelişiminin takip edilmesine ve uygun tedavi zamanının belirlenmesine yardımcı olabilir. Yetişkinlerde ise problemin diş kaynaklı mı yoksa iskeletsel mi olduğunun belirlenmesi, uygulanabilecek tedavi seçeneklerinin doğru şekilde planlanması açısından önem taşır.