Retinopati başlangıçta herhangi bir belirtiye neden olmayabilir. Bu nedenle risk taşıyan kişilerin düzenli göz muayenelerinden geçmesi, oluşabilecek retina hasarlarının erken fark edilmesi açısından önemlidir.
Retinopati, retina damarlarında veya retina dokusunda meydana gelen hasar ve değişiklikleri ifade eder. En sık bilinen nedenlerinden biri diyabettir. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri, retina içerisindeki küçük damarlara zarar vererek zamanla görme kaybına kadar ilerleyebilen değişikliklere yol açabilir.
Bunun yanında özellikle prematüre bebeklerde görülen prematüre retinopatisi de önemli bir retinopati türüdür. Bu nedenle risk grubundaki bebeklerin zamanında ve düzenli şekilde göz hekimi tarafından değerlendirilmesi önem taşır.
Muayenenin gerekliliği hastanın yaşına, mevcut hastalıklarına ve taşıdığı risklere göre belirlenir.
Özellikle:
retinopati açısından değerlendirilebilir.
Muayene sırasında öncelikle hastanın görme durumu değerlendirilir. Ardından göz bebeğini genişletmek amacıyla damla uygulanabilir. Göz bebeği yeterince genişledikten sonra gözün arka bölümü, retina ve retina damarları özel göz muayene cihazlarıyla incelenir.
Gerekli görülen durumlarda göz dibi fotoğrafı, optik koherens tomografi (OCT), göz anjiyografisi gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Kullanılacak tetkikler hastanın mevcut durumuna ve hekim değerlendirmesine göre belirlenir.
Retinopati, özellikle erken dönemlerde belirti vermeden ilerleyebilir. Kişi görmesinde herhangi bir problem hissetmese bile retina damarlarında değişiklikler başlamış olabilir.
Düzenli göz muayeneleri sayesinde retina üzerindeki değişiklikler erken dönemde tespit edilebilir ve gerekli görülürse tedavi veya yakın takip planlanabilir.
Bu nedenle özellikle diyabet hastalarının yalnızca görme problemi ortaya çıktığında değil, hekimlerinin önerdiği aralıklarla göz muayenelerini yaptırmaları önemlidir.
Diyabete bağlı gelişen retinopati, yüksek kan şekeri seviyelerinin retina damarlarında oluşturduğu hasar sonucunda ortaya çıkabilir.
Hastalığın ilerlemesiyle damarların yapısında bozulmalar, damar dışına sıvı veya kan sızması ve yeni damar oluşumları görülebilir. İleri aşamalarda görme kaybına neden olabilecek ciddi retina sorunları gelişebilir.
Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol kontrolünün sağlanması, diyabetik retinopati riskinin azaltılmasına ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesine katkı sağlayabilir.
Prematüre retinopatisi (ROP), özellikle erken doğan ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde retina damarlarının gelişim sürecindeki bozukluklarla ilişkili bir göz hastalığıdır.
Her prematüre bebeğin aynı düzeyde risk taşıması söz konusu değildir. Bebeğin doğum haftası, doğum ağırlığı ve klinik durumu gibi faktörlere göre göz muayenesi gerekip gerekmediği belirlenir.
Risk grubundaki bebeklerin, neonatoloji ve göz hastalıkları uzmanlarının önerdiği zamanda muayene edilmesi kalıcı görme kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
Retinopati başlangıçta herhangi bir belirti vermeyebilir. İlerleyen dönemlerde ise:
gibi şikâyetler ortaya çıkabilir.
Ani görme kaybı, yeni başlayan yoğun uçuşmalar veya ışık çakmaları gibi belirtiler acil göz değerlendirmesi gerektirebilir.
Tedavi, retinopatinin türüne ve evresine göre değişir. Her hastada tedavi gerekmeyebilir; bazı hastalar yalnızca düzenli takip edilir.
Gerekli durumlarda lazer tedavisi, göz içi enjeksiyonlar veya cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tedavi seçimi, retina bulguları ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek göz hastalıkları uzmanı tarafından belirlenir.
Özellikle prematüre bebeklerde retinopati taramasının zamanında yapılması, ileride oluşabilecek ciddi görme problemlerinin önlenmesi açısından büyük önem taşır.
Ailelerin bebeğin herhangi bir görme şikâyeti göstermesini beklememesi gerekir. Prematüre retinopatisi erken dönemde belirti vermeyebilir ve bu nedenle önerilen kontrol tarihleri mutlaka takip edilmelidir.
Diyabetli bireylerde de görme kaybı ortaya çıkmadan önce düzenli retina kontrollerinin yapılması önemlidir. Erken fark edilen retina değişiklikleri, uygun takip ve tedaviyle görme kaybı riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Retinopati muayenesinin gerekliliği ve kontrol sıklığı hastanın yaşı, mevcut hastalıkları ve taşıdığı risklere göre göz hastalıkları uzmanı tarafından belirlenir. Özellikle prematüre bebeklerde kontrol zamanlarının geciktirilmemesi önemlidir.