Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

KOLON VE REKTUM KANSERİ NEDİR?

Kolon ve rektum kanseri, kalın bağırsağın son bölümünü oluşturan kolon ve rektum dokularındaki hücrelerin kontrolsüz ve anormal şekilde çoğalması sonucunda gelişen kanser türüdür. Birlikte kolorektal kanser olarak adlandırılır.

Hastalık çoğu zaman bağırsak iç yüzeyinde gelişen polip adı verilen oluşumlarla başlayabilir. Her polip kansere dönüşmez; ancak bazı polip türleri zaman içerisinde kanserleşebileceğinden, uygun kişilerin düzenli taramalardan geçmesi önem taşır.

Kolon ve rektum kanseri hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilir. Yaş, ailede kolorektal kanser veya polip öyküsü, bazı kalıtsal hastalıklar, bağırsak hastalıkları ve yaşam tarzıyla ilişkili çeşitli faktörler hastalık riskini etkileyebilir.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kolon ve rektum kanseri erken evrede herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında değil, kişinin yaşına ve risk durumuna uygun taramaların yapılması da önemlidir.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında;

• Dışkılama alışkanlığında değişiklik
• Uzun süren kabızlık veya ishal
• Dışkının normalden daha ince olması
• Dışkıda kan veya makattan kanama
• Dışkının koyu veya siyaha yakın renkte olması
• Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra bağırsağın tam boşalmadığı hissi
• Karın bölgesinde tekrarlayan ağrı, kramp veya şişkinlik
• Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
• İştahsızlık
• Sürekli yorgunluk ve halsizlik
• Demir eksikliği anemisi

yer alabilir.

Bu belirtilerin görülmesi kesin olarak kolon veya rektum kanseri olduğu anlamına gelmez. Hemoroid, bağırsak enfeksiyonları, polipler ve çeşitli sindirim sistemi hastalıkları da benzer şikâyetlere neden olabilir.

Ancak özellikle dışkıda kan görülmesi, bağırsak alışkanlığında kalıcı değişiklik veya açıklanamayan kilo kaybı gibi durumlarda şikâyetlerin ihmal edilmemesi ve hekime başvurulması önemlidir.

KOLON VE REKTUM KANSERİ TANISI NASIL KONUR?

Tanı sürecinde öncelikle hastanın şikâyetleri, tıbbi öyküsü ve aile öyküsü değerlendirilir. Hekim tarafından gerekli görüldüğünde kan testleri ve dışkıda gizli kan testi gibi incelemeler yapılabilir.

Kolon ve rektumun doğrudan değerlendirilmesinde en önemli yöntemlerden biri kolonoskopidir. Kolonoskopi sırasında bağırsak iç yüzeyi ayrıntılı olarak incelenebilir ve şüpheli görülen bölgelerden biyopsi alınabilir. Aynı işlem sırasında uygun poliplerin çıkarılması da mümkün olabilir.

Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT), MR ve diğer görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir.

Kesin tanı, şüpheli dokudan alınan örneğin patolojik olarak incelenmesi sonucunda konulur.

Tanı sonrasında hastalığın hangi bölgede bulunduğu, çevre dokulara veya uzak organlara yayılım gösterip göstermediği değerlendirilerek hastalığın evresi belirlenir.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR?

Kolon ve rektum kanserinde tedavi, hastalığın evresine, tümörün bulunduğu bölgeye, tümörün biyolojik özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiye özel olarak planlanır.

Tedavide;

• Cerrahi tedavi
• Kemoterapi
• Radyoterapi
• Hedefe yönelik tedaviler
• İmmünoterapi

gibi farklı yöntemlerden yararlanılabilir.

Erken evrede yakalanan bazı tümörlerde cerrahi tedavi temel tedavi seçeneği olabilir. Hastalığın evresi ve tümörün özelliklerine göre ameliyat öncesinde veya sonrasında kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilir.

İleri evre hastalıkta ise hastalığın özelliklerine göre sistemik tedaviler, hedefe yönelik tedaviler veya immünoterapi gibi seçenekler değerlendirilebilir.

Tedavi planının oluşturulmasında farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapması, hastaya en uygun yaklaşımın belirlenmesine katkı sağlar.

ERKEN TANININ ÖNEMİ NEDİR?

Kolon ve rektum kanserinde erken tanı büyük önem taşır. Hastalık erken evrede tespit edildiğinde tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ve başarılı bir tedavi sonucuna ulaşma ihtimali artabilir.

Kolorektal kanserlerin önemli bir bölümü, kanserleşme öncesi dönemde bulunan bazı poliplerin saptanması ve çıkarılmasıyla önlenebilir. Bu nedenle uygun yaş ve risk grubundaki kişilerin tarama programlarına katılması son derece önemlidir.

Ülkemizde Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi, 50-70 yaş arasında kadın ve erkeklere 10 yılda bir kolonoskopi önerilmektedir. Ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunan veya başka risk faktörleri taşıyan kişilerde tarama yaşı ve yöntemi hekim tarafından farklı şekilde planlanabilir.

Tarama, yalnızca kanseri erken yakalamak için değil, kansere dönüşebilecek bazı polipleri henüz kanserleşmeden tespit etmek açısından da önemlidir.

KOLON VE REKTUM KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Kolon ve rektum kanserinin tüm vakalarını önlemek mümkün olmasa da sağlıklı yaşam alışkanlıkları hastalık riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

• Sebze, meyve ve lif açısından zengin beslenmeye özen gösterilmesi
• Düzenli fiziksel aktivite yapılması
• Sağlıklı vücut ağırlığının korunması
• İşlenmiş et ve aşırı kırmızı et tüketiminin sınırlandırılması
• Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması
• Alkol tüketiminin sınırlandırılması
• Yaşa ve risk durumuna uygun kanser taramalarının yaptırılması

genel sağlık açısından önemlidir.

HASTALARIMIZA MESAJIMIZ

Dışkıda kan görmeyi, bağırsak alışkanlığınızdaki değişiklikleri veya uzun süren sindirim sistemi şikâyetlerini önemseyin.

Her kanama veya bağırsak değişikliği kanser anlamına gelmez. Ancak vücudunuzda daha önce olmayan ve devam eden değişikliklerin nedenini öğrenmek için hekiminize başvurmanız önemlidir.

Özellikle yaşınız veya aile öykünüz nedeniyle risk grubundaysanız, taramalarınızı ertelemeyin.

Unutmayın; kolon ve rektum kanserinde erken tanı, tedavi sürecinde önemli bir fark yaratabilir. Düzenli taramalar sayesinde bazı kanser öncüsü poliplerin tespit edilerek çıkarılması da mümkün olabilir.

Sağlığınızı ertelemeyin.
Belirtilerinizi önemseyin.
Kontrollerinizi ihmal etmeyin.

Erken fark etmek, sağlığınız için atılmış önemli bir adımdır.