
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Hastalığın gelişiminde yaş, aile öyküsü ve bazı genetik özelliklerin yanı sıra hormonal, çevresel ve yaşam tarzıyla ilişkili çeşitli faktörler rol oynayabilir. Ancak meme kanserinin ortaya çıkmasının tek bir nedeni bulunmamaktadır.
Bu nedenle meme sağlığının korunması, kişisel risklerin değerlendirilmesi ve yaşa uygun taramaların düzenli olarak yapılması büyük önem taşır.
Meme kanseri özellikle erken evrede herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca belirti ortaya çıktığında değil, herhangi bir şikâyet bulunmasa dahi yaşa ve kişisel risklere uygun sağlık kontrollerinin yapılması önemlidir.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında;
• Memede veya koltuk altında yeni ortaya çıkan kitle ya da sertlik
• Memede belirgin şekil veya boyut değişikliği
• Meme derisinde kızarıklık, kalınlaşma veya şişlik
• Memede portakal kabuğunu andıran görünüm
• Meme başında içe doğru çekilme veya şekil değişikliği
• Meme başında özellikle tek taraflı ve kanlı akıntı
• Meme veya meme başı çevresinde iyileşmeyen yara, kabuklanma veya değişiklik
• Memede ya da meme başında ağrı
• Koltuk altında fark edilen şişlik veya kitle
yer alabilir.
Bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi kesin olarak meme kanseri anlamına gelmez. Ancak memede daha önce olmayan ve kalıcı olan bir değişiklik fark edildiğinde, nedeninin belirlenmesi için bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Meme kanserinin tanı süreci, öncelikle kişinin şikâyetlerinin ve tıbbi öyküsünün değerlendirilmesi ve hekim tarafından yapılan meme muayenesiyle başlar.
Gerekli görüldüğünde tanı amacıyla;
• Mamografi
• Meme ultrasonografisi
• Gerekli durumlarda manyetik rezonans (MR) görüntüleme
• Şüpheli dokudan biyopsi
gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Görüntüleme yöntemlerinde şüpheli bir bulgu tespit edilmesi durumunda, kesin tanının konulması için biyopsi ile alınan doku örneğinin patolojik olarak incelenmesi gerekebilir.
Tanı konulduktan sonra hastalığın türü ve evresi belirlenerek hastaya en uygun tedavi planı oluşturulur.
Meme kanserinde tedavi, her hasta için aynı şekilde uygulanmaz. Hastalığın türü ve evresi, tümörün özellikleri, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve diğer kişisel özellikleri değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur.
Tedavide;
• Cerrahi tedavi
• Kemoterapi
• Radyoterapi
• Hormon tedavisi
• Hedefe yönelik tedaviler
• İmmünoterapi
gibi farklı seçeneklerden yararlanılabilir.
Bazı hastalarda tek bir tedavi yöntemi yeterli olabilirken, bazı hastalarda birden fazla tedavi yöntemi birlikte uygulanabilir. Bu nedenle tedavi sürecinin, ilgili uzmanlık dallarının birlikte değerlendirmesiyle planlanması önemlidir.
Meme kanserinde erken tanı, hastalığın tedavi başarısı ve sağkalım açısından büyük önem taşır. Hastalık henüz erken evredeyken tespit edildiğinde tedavi seçenekleri daha geniş olabilir ve tedavi planlaması daha başarılı şekilde yapılabilir.
Meme kanseri erken dönemde belirti vermeyebileceği için düzenli taramalar ve hekim kontrolleri, hastalığın henüz belirti ortaya çıkarmadan tespit edilmesine yardımcı olabilir.
Ülkemizin ulusal tarama programında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi taraması önerilmektedir. Kişinin ailesinde meme kanseri öyküsü bulunması veya başka risk faktörlerinin olması durumunda tarama planı hekim tarafından kişiye özel olarak değerlendirilebilir.
Meme sağlığınızla ilgili fark ettiğiniz değişiklikleri ertelemeyin.
Memede veya koltuk altında yeni ortaya çıkan bir kitle, meme başında değişiklik, ciltte farklılaşma veya tek taraflı akıntı gibi belirtiler fark ettiğinizde paniğe kapılmadan bir sağlık kuruluşuna başvurun.
Unutmayın; memede fark edilen her kitle veya değişiklik kanser değildir. Ancak her yeni ve kalıcı değişiklik değerlendirilmelidir.
Meme kanseriyle mücadelede en önemli adımlardan biri farkındalık, diğeri ise düzenli sağlık kontrolleridir.
Kendinizi ihmal etmeyin. Kontrollerinizi ertelemeyin.
Erken tanı, tedavi sürecinde önemli bir fark yaratabilir.
Meme sağlığınız için farkında olun, kontrollerinizi aksatmayın.