Organ Nakli Merkezi

Böbrek Nakli Hakkında Genel Bilgiler


Günümüzde böbrek yetmezliğinin en başarılı tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek nakli canlı veya kadavra donörlerden (vericilerden) yapılır. Gerek canlı vericiden, gerekse kadavradan yapılan başarılı böbrek nakillerinde diyaliz tedavilerinde olduğu gibi böbrek fonksiyonlarından bazıları değil, tamamı yerine getirilir ve hastaların yaşam kalitesi artar. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de sağlık bakanlığı ilk aşama tedavisi olarak hastalara böbrek nakli konusunda bilgi verilmesini ve her hastanın bir organ nakli merkezinde kaydının bulunmasını gerekli görmektedir. 

Ülkemizde 60 bini aşkın böbrek yetmezliği hastası vardır ve bu hastaların yarısı kadavra bekleme listesinde beklemektedir. Bu hastaların her yıl ancak % 3 ’üne böbrek nakli yapılmaktadır. Nakil sayısının bu kadar düşük olmasının en önemli nedeni, verici bulmaktaki zorluklarla birlikte nakil merkezlerinin yetersizliğidir.Türk Nefroloji Derneğinin verilerine göre Türkiye’de yapılan böbrek nakillerinin yaklaşık 1/3’ü kadavra kaynaklıdır. Kadavra kaynaklı böbrek nakli oranı Batı ülkelerinde yaklaşık % 80’dir. Bunun nedeni ülkemizde organ bağışlarının henüz istenilen seviyeye ulaşamamasıdır. 

Böbrek naklinde önemli olan bir böbreğin yerleştirilmesi değil, nakledilen böbreğin uzun yıllar boyunca çalışmasını sağlamaktır. Canlıdan böbrek nakli sonrası böbreğin kadavra nakilde olduğundan çok daha uzun süre çalışmasını sağlamak mümkündür. Bunun en önemli sebebi kadavradan nakilin aksine canlıdan böbrek naklinde sağlıklı olduğu önceden detayla tetkik edilmiş olan bir böbrek nakledilir. Alıcı ve vericinin önceden iyice tetkik edilerek en iyi sağlık durumunda kontrollü bir şekilde ameliyat olmasının da başarıya katkısı vardır. 

Canlıdan böbrek nakli sonrası birinci yıla gelindiğinde hastaların %95’i sağlıklı ve diyalizden uzak yaşamını sürdürür. Kadavra böbrek nakli sonrası bu oranlar %80-85 düzeylerindedir. Canlı böbrek nakli sonrası hastaların yarısı 25 yıla sağlıklı girerken kadavra böbrek nakilli hastaların yarısı 10 yıla diyalizden uzak ve sağlıklı girer. 

Nakil olan hastaların %80'i eski işlerini sürdürmektedir. Nakil olan özellikle genç hastalar çalışabilmekte, evlenebilmekte ve çocuk (hem kadın hem de erkek hastalar) sahibi olabilmektedir. Hastanın yaşam ömrü ortalama üç kat uzamaktadır. 

Ameliyat sırasında nakledilen böbrek kasığın hemen üzerine, sağ veya sol tarafa yerleştirilir. Cerrahi ekip yeni böbreği karnınızın alt bölgesine yerleştirecektir, bu işlem sırasında böbreğe giden atar ve toplardamarın da uygun şekilde vücuttaki atar ve toplardamara birleştirilmesi gerekmektedir. İdrar borusu ise mesaneye ağızlaştırılır. Böylece kanınız yeni takılan böbreğe ulaşacak, böbrekten süzülen kan ile idrar oluşacaktır. İşlem sırasında özel bir durum yoksa sizin kendi böbrekleriniz yerinde bırakılacaktır. Ancak bazı durumlarda (enfeksiyon veya yüksek tansiyon gibi) çıkarılmaları gerekebilir. Böbrek nakli, görevli cerrahi ekibin 2-4 saat çalışmalarını gerektirecek bir ameliyattır. Her ameliyatın kendine göre riski olduğu gibi böbrek nakli ameliyatının da riski vardır. Fakat gelişen yeni teknikler sayesinde ameliyat sırasında ölüm oranı %1'in altına inmiştir.Bu ameliyatta ölüm riski 3.000'de 1 'dir. %5 yara yeri enfeksiyonu ve %4 idrar yolu enfeksiyonu riski vardır. Bu riskler herhangi bir batın (apandisit, safra kesesi ameliyatı gibi) ameliyatındakinin aynısıdır.Ufak da olsa cerrahi operasyona bağlı kanama riski vardır ve yeni bir operasyonla kanamanın durdurulması gerekebilir. İdrar yolun, mesane bağlantısından kaçak olabilir ve bunu düzeltmek için yeni bir operasyona gerek olabilir. Ameliyat sonrası en sık şikayet ameliyat bölgesinde ağrı hissedilmesidir. 

Ameliyat sonrasında, genellikle canlı vericilerden alınan böbrekler hemen çalışmaya başlar ve bir daha diyalize girme gereksinimi kalmaz. Kadavra vericilerden yapılan nakillerden sonra ise, yeni böbreğin çalışmaya başlaması bazen 2-3 hafta kadar gecikebilir. Bu süre içinde destekleyici diyaliz tedavileri uygulanabilir. Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi her şeyin normal geliştiği ve sürdüğü koşullarda, ortalama 1 hafta kadardır.